29 Safer 1448 (29.02.1448) | 12.08.2026
Ebü Mahzüra (radiyallâhu anh) anlatiyor: "Ey Allah'in Resülü, bana ezanin usülünü ögret" dedim. Bunun üzerine basimin ön kismini meshederek:
"Allahu ekber, Allahu -ekber, Allahu ekber, Allahu ekber dersin ve bunlari derken sesini yükseltirsin. Sonra: "Eshedü en lâ ilâhe illallah, eshedü en lâ ilâhe illallah, eshedü enne Muhammeden Resûlullah, eshedu enne Muhammeden Resülullah dersin ve bunlari söylerken sesini alçaltirsin, sonra sesini sehadette tekrar yükseltirsin: Eshedü en lâ ilâhe illallah eshedü en lâ ilâhe illallah.
Eshedü enne Muhammeden Resülullah, eshedü enne Muhammeden Resülullah. Hayye ala's-salâti hayye ala's-salât. Hayye ala'l-felâhi hayye ala'l-felâh.
Eger okudugun ezan sabah ezani ise sunu da söylersen:
"es-Salâtu hayrun mine'n-nevm, es-salâtu hayrun mine'n nevm (Namaz uykudan hayirlidir). Allahu ekber Allahu ekber, Lâilâhe illallah."
Müslim, Salât 6, (379); Ebü Dâvud, Salât 28, (500-505); Tirmizî, Salât 140, (191); Nesâî, Ezân 3, 4, 5, 6, (2, 4-8).
Bir diger rivayette söyle gelmistir: "(Ebü Mahzüra dedi ki): "Bana Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikâmeti ikiser ikiser ögretti:
"Allahu ekber, Allahu ekber,
Eshedu en lâ ilâhe illallah, Eshedu en lâ ilâhe illallah.
Eshedu enne Muhammeden Resülullah, Eshedu enne Muhammeden Resülullah.
Hayye ala's-salât, Hayye ala's-salât.
Hayye ala'l-felâh, Hayye ala'l-felâh.
Allahu ekber, Allahu ekber.
Lâilâhe illallah.
Ebü Dâvud der ki: "Abdurrezzak rivayetinde de iki: "(Resûlullah devamla): "Ikâmet getirince iki sefer de sunu söyle: Kad kâmeti's-salât, kad kâmeti's-salât!" (Aleyhissalâtu vesselâm ayrica sordu):
"Duydun mu?" (Ebü Mahzüra):
"Evet!" dedi. (Hadisi rivayet eden râvi Sâib) der ki: "Ebü Mahzüra alnindaki saçi ne kestirir ne de ayirirdi. çünkü oraya Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'in elleri degmis idi."
Ebü Dâvud, Salât 28, (501).
Ibnu Ömer (radiyallâhu anhümâ) anlatiyor: "Ezan Resülullah devrinde ikiser ikiser idi. Ikâmet de birer birer. Ancak (müezzin), ayrica ikiser sefer olmak üzere kad kâmeti'-salât, kad kâmeti's-salât da derdi."
Ibnu Ömer devam eder: "Biz, ikâmeti isittik mi abdest alir, namaza giderdik."
Ebü Dâvud, Salât 29, (510); Nesâî, Ezân 2, (2, 3).
Imam Mâlik'e ulastigina göre: "Müezzin, sabah namazini haber vermek için Hz. Ömer (radiyallâhu anh)'in yanina gider. Onu uyuyor bulunca:
"Essalâtu hayrun mine'n-nevm (namaz uykudan hayirlidir)" der. Bunun üzerine Hz. Ömer, o ibareyi sabah ezanina ilave etmesini emreder."
Muvatta, Salât 8, (1, 72).
Mücahid (rahimehullah) anlatiyor: "Abdullah Ibnu Ömer (radiyallâhu anhümâ)'le bir mescide girdim. Ezan çoktan okunmustu. Biz namaz kilmak istiyorduk. Müezzin tesvîbte bulundu (ikâmet okudu). Abdullah mescidi terketti ve:
"Haydi bizi bu bid'atçinin yanindan çikar!" dedi ve orada namaz kilmadi."
Ebu Dâvud, Salât 45, (538); Tirmizî, Salât 145, (198).
Tirmizi der ki: "Ibnu Ömer'den rivayet edildigine göre, sabah ezaninda es-salâtu hayrun mine'n nevm derdi."
Ebü Dâvud'un bir rivayetinde söyle gelmistir: "Ben Ibnu Ömer (radiyallâhu anhümâ)'le beraber idim, bir adam ögle veya ikindi namazinda tesvîbte bulundu. Bunun üzerine (Ibnu Ömer): "Bizi (buradan) çikar, zîra su (yapilan tesvîb) bid'attir" dedi."
Ebü Dâvud, Salât 45, (538).
Hz. Bilâl (radiyallâhu anh) anlatiyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana: "Sabah hariç, sakin hiçbir namazda tesvîbte bulunma!" tembihini yapti."
Tirmizî, Salât 145, (198).
Yine Hz. Bilâl (radiyallâhu anh) der ki: "Ezanin sonu söyledir: "Allahu ekber, Allahu ekber, Lâilâhe illallah."
Nesâî, Ezân 16, (2,14).
Ibnu Ömer (radiyallâhu anhümâ) anlatiyor: "Hz. Ömer (radiyallâhu anh)'in bir müezzini geceleyin ezan okumustu. Ezani iade etmisini emretti."
Ebü Dâvud, Salât 41, (532, 533); Tirmizî, Salât 149, (203).
Tirmizi'nin yine İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ)'dan kaydettiği bir diğer rivayet şöyledir: "Hz. Bilâl güneş doğmazdan önce ezan okumuştu. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona: "Haberiniz olsun kul uyudu" diye nidâ etmesini emretti."
Tirmizî, Salât 149, (203).