29 Safer 1448 (29.02.1448) | 12.08.2026
Ebu Ümâme radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
Vâil İbnu Hucr radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kerm demeyin, fakat ıneb ve habele (asma) deyin."
Abdullah İbnu Habeşi radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim bir sidre ağacını keserse, Allah onun başını cehenneme uzatır."
Hasan İbnu İbrahim anlatıyor: "Hişâm İbnu Urve'ye sidre ağacının kesilmesi hakkında (caiz mi, değil mi diye) sordum. Bu sırada Urve'nin kasrına dayalı vaziyette idi, şöyle cevap verdi:
Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Yanlarında yüzü dağlanarak en vurulmuş bir merkep olduğu halde Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a
uğrayanlar oldu: "Bunu böyle enleyenlere Allah lânet etsin!" buyurdular ve yüze vurmaktan ve yüzü enlemekten nehyettiler."
Müslim, Libâs 106, (2116); Ebu Dâvud, Cihad 56, (2564); Tirmizi, Cihad 30, (1710).
İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, yüzünden enlenmiş bir merkeb görmüştü, bunu uygun bulmadığını belirtti ve:
"Allah'a yemin olsun! (Ben olsaydım) eni bu hayvanın yüzünün en uzak noktasına vururdum!" buyurdu. Sonra emir verdi, kendi merkebinin sağrılarına en vuruldu. Böylece sağrıları ilk dağlayıp (en vuran) Aleyhissalâtu vesselâm oldu."
Müslim, Libas 108, (2118).
Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Abdullah İbnu Ebî Talha'yı, tahnîk ediversin diye Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a götürdüm. Onu elinde en vurma şişi olduğu halde zekat develerini enlerken buldum."
Buhârî, Libas 22, Zekât 69, Zebâih 35; Müslim, Libâs 112, (2119); Ebu Dâvud, Cihad 57, (2563).
Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Karanlık çöktüğü zaman veya gece geldiği zaman çocuklarınızı dışarı salmayın. Çünkü şeytanlar bu esnada her tarafa yayılırlar. Yatsı vaktinden bir müddet geçince, onları serbest bırakın. Kapını kapa, Allah'ın ismini zikret. Kandilini söndür, Allah'ın ismini zikret. Yemek kabının ağzını kapa ve Allah'ın ismini zikret, (kapayacak bir şey bulamadığın taktirde (çubuk gibi) herhangi bir şeyi üzerine uzatıp koymak suretiyle de olsa (bunu yap)! Zira şeytan, kapalı kapıyı açamaz. Kandilleri söndürün, zira fasıkçık (fare), olur ki, fitili çeker de ev halkını yakar."
Buhâri, Bed'ü'l-Halk 11, 14, Eşribe 22, İsti'zân 49, 50; Müslim, Eşribe 96, (2012); Muvatta, Sıfatu'n-Nebi 21, (2, 928, 929); Ebu Dâvud, Eşribe 22, (3731, 3732, 3733, 3734); Tirmizi, Et'ime 15, (1813).
Hz. İbnu Abbâs radıyallahu anh anlatıyor: "Bir fare gelerek çektiği bir fitili Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ın önüne, üzerinde oturmakta olduğu hasır minderin üstüne bırakıp gitti. Fitil, hasırdan bir dirhem kadar bir yer yaktı. Bunun üzerine Aleyhissâlatu vesselâm: "Uyuyacağınız zaman kandillerinizi söndürün. Zira şeytan, böylelerine rehberlik edip böylesi işler yaptırarak sizi yakar" buyurdular."
Ebu Dâvud, Edeb 173, (5247).