🏠︎
KUR'AN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ (ELMALILI M. HAMDİ YAZIR)
78 - Nebe’
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
1
عَمَّ يَتَسَٓاءَلُونَۚ
Meali:
Birbirlerine neyi soruyorlar?
2
عَنِ النَّبَأِ الْعَظ۪يمِۙ
Meali:
O büyük haberden (kıyametten) mi?
3
اَلَّذ۪ي هُمْ ف۪يهِ مُخْتَلِفُونَۜ
Meali:
Ki onlar onda ayrılığa düşmektedirler.
4
كَلَّا سَيَعْلَمُونَۙ
Meali:
Hayır, ilerde bilecekler.
5
ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Meali:
Hayır hayır, ilerde bilecekler.
6
اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ مِهَاداًۙ
Meali:
Biz yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?
7
وَالْجِبَالَ اَوْتَاداًۖ
Meali:
Dağları da birer kazık kılmadık mı?
8
وَخَلَقْنَاكُمْ اَزْوَاجاًۙ
Meali:
Sizleri çift çift yarattık.
9
وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتاًۙ
Meali:
Uykunuzu bir dinlenme yaptık.
10
وَجَعَلْنَا الَّيْلَ لِبَاساًۙ
Meali:
Geceyi bir örtü yaptık.
11
وَجَعَلْنَا النَّهَارَ مَعَاشاًۖ
Meali:
Gündüzü de bir geçim zamanı yaptık.
12
وَبَنَيْنَا فَوْقَـكُمْ سَبْعاً شِدَاداًۙ
Meali:
Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık.
13
وَجَعَلْنَا سِرَاجاً وَهَّاجاًۖ
Meali:
İçlerine ışık saçan bir kandil astık.
14
وَاَنْزَلْنَا مِنَ الْمُعْصِرَاتِ مَٓاءً ثَجَّاجاًۙ
Meali:
Yoğunlaşmış bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik.
15
لِنُخْرِجَ بِه۪ حَباًّ وَنَبَاتاًۙ
Meali:
Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye.
16
وَجَنَّاتٍ اَلْفَافاًۜ
Meali:
Ve sarmaş dolaş bağlar bahçeler (çıkaralım diye).
17
اِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ كَانَ م۪يقَاتاًۙ
Meali:
Kuşkusuz o hüküm günü kararlaştırılmış bir vakit olmuştur.
18
يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَتَأْتُونَ اَفْوَاجاًۙ
Meali:
O gün Sûr'a üflenir, bölük bölük gelirsiniz.
19
وَفُتِحَتِ السَّمَٓاءُ فَـكَانَتْ اَبْوَاباًۙ
Meali:
Gök de açılmış, kapı kapı olmuştur.
20
وَسُيِّرَتِ الْجِبَالُ فَـكَانَتْ سَرَاباًۜ
Meali:
Dağlar yürütülmüş, serap olmuştur.
21
اِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَاداًۙ
Meali:
Kuşkusuz Cehennem gözetleme yeri olmuştur.
22
لِلطَّاغ۪ينَ مَاٰباًۙ
Meali:
Azgınlar için son varılacak yer olmuştur.
23
لَابِث۪ينَ ف۪يهَٓا اَحْقَاباًۚ
Meali:
Orada çağlarca kalacaklardır.
24
لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا بَرْداً وَلَا شَرَاباًۙ
Meali:
Orada ne bir serinlik tadacaklar, ne de içecek bir şey.
25
اِلَّا حَم۪يماً وَغَسَّاقاًۙ
Meali:
Ancak bir kaynar su ve irin (içecekler).
26
جَزَٓاءً وِفَاقاً
Meali:
Bir ceza ki tam yaptıklarına uygun.
27
اِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ حِسَاباًۙ
Meali:
Çünkü onlar hiçbir hesap ummazlardı.
28
وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كِذَّاباًۜ
Meali:
Ayetlerimizi yalanlaya yalanlayan tam bir yalancı olmuşlardı.
29
وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ كِتَاباً
Meali:
Biz ise her şeyi sayıp bir kitaba geçirmişiz.
30
فَذُوقُوا فَلَنْ نَز۪يدَكُمْ اِلَّا عَذَاباً۟
Meali:
(Onlara): "Şimdi tadın (cezanızı). Artık size azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız" (denir).
31
اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ مَفَازاًۙ
Meali:
Kuşkusuz takva sahipleri için bir kurtuluş var.
32
حَدَٓائِقَ وَاَعْنَاباًۙ
Meali:
Bahçeler var, bağlar var.
33
وَكَوَاعِبَ اَتْرَاباًۙ
Meali:
Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var.
34
وَكَأْساً دِهَاقاًۜ
Meali:
Dopdolu kadehler var.
35
لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْواً وَلَا كِذَّاباًۚ
Meali:
Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan.
36
جَزَٓاءً مِنْ رَبِّكَ عَطَٓاءً حِسَاباًۙ
Meali:
(Bunlar) Rabbinden yeterli bir bağış olarak (verilir).
37
رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۙ الرَّحْمٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَاباًۙ
Meali:
O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Rah-mân'dır. Hiç kimse ondan bir hitaba mâlik olamaz.
38
يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلٰٓئِكَةُ صَفاًّۜ لَا يَتَكَلَّمُونَ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَقَالَ صَوَاباً
Meali:
O gün Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahmân'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.
39
ذٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ مَاٰباً
Meali:
İşte bu hak gündür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.
40
اِنَّٓا اَنْذَرْنَاكُمْ عَذَاباً قَر۪يباًۚ يَوْمَ يَنْظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْـكَافِرُ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ تُرَاباً
Meali:
Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi ellerinin ne takdim ettiğine bakacak ve kâfir diyecek ki: "Ah ne olaydı, ben bir toprak olaydım.”
« Sure Listesine Dön