🏠︎
KUR'AN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ (ELMALILI M. HAMDİ YAZIR)
79 - Nazi’at
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
1
وَالنَّازِعَاتِ غَرْقاًۙ
Meali:
Andolsun şiddetle çekip çıkaranlara,
2
وَالنَّاشِطَاتِ نَشْطاًۙ
Meali:
Usulcacık çekenlere,
3
وَالسَّابِحَاتِ سَبْحاًۙ
Meali:
Yüzüp yüzüp gidenlere,
4
فَالسَّابِقَاتِ سَبْقاًۙ
Meali:
Yarışıp geçenlere,
5
فَالْمُدَبِّرَاتِ اَمْراًۢ
Meali:
Derken bir iş çevirenlere kasem olsun (ki kıyamet var).
6
يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُۙ
Meali:
O gün deprem sarsar,
7
تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُۜ
Meali:
Onu ikinci bir sarsıntı izler.
8
قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌۙ
Meali:
Yürekler vardır, o gün kaygıdan hoplar.
9
اَبْصَارُهَا خَاشِعَةٌۢ
Meali:
Gözler kalkmaz saygıdan.
10
يَقُولُونَ ءَاِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِۜ
Meali:
Diyorlar ki: "Biz tekrar eski halimize mi döndürülecekmişiz?
11
ءَاِذَا كُنَّا عِظَاماً نَخِرَةًۜ
Meali:
"Biz, çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"
12
قَالُوا تِلْكَ اِذاً كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۢ
Meali:
"Öyleyse bu çok zararlı bir dönüştür." dediler.
13
فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌۙ
Meali:
Fakat o bir tek haykırıştır.
14
فَاِذَا هُمْ بِالسَّاهِرَةِۜ
Meali:
Bir de bakarsın hepsi meydandadır.
15
هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ مُوسٰىۢ
Meali:
Musa'nın haberi sana geldi mi?
16
اِذْ نَادٰيهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۚ
Meali:
Hani Rabbi ona kutsal vaadi Tuva'da seslenmişti:
17
اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۘ
Meali:
"Haydi, demişti, git Firavun'a, çünkü o çok azdı."
18
فَقُلْ هَلْ لَكَ اِلٰٓى اَنْ تَزَكّٰىۙ
Meali:
De ki: İster misin arınasın?
19
وَاَهْدِيَكَ اِلٰى رَبِّكَ فَتَخْشٰىۚ
Meali:
Seni Rabbinin yoluna ileteyim de ondan korkasın.
20
فَاَرٰيهُ الْاٰيَةَ الْـكُبْرٰىۘ
Meali:
Musa Firavun'a o büyük mucizeyi gösterdi.
21
فَـكَذَّبَ وَعَصٰىۘ
Meali:
Fakat Firavun yalanladı, karşı geldi.
22
ثُمَّ اَدْبَرَ يَسْعٰىۘ
Meali:
Sonra koşarak dönüp gitti.
23
فَحَشَرَ فَنَادٰىۘ
Meali:
Derken adamlarını topladı da bağırdı:
24
فَقَالَ اَنَا۬ رَبُّكُمُ الْاَعْلٰىۘ
Meali:
"Ben sizin en yüce Rabbinizim" dedi.
25
فَاَخَذَهُ اللّٰهُ نَكَالَ الْاٰخِرَةِ وَالْاُو۫لٰىۜ
Meali:
Allah da onu tuttu, dünya ve ahiret azabıyla yakalayıverdi.
26
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۜ۟
Meali:
Kuşkusuz bunda, saygı duyacaklar için bir ibret vardır.
27
ءَاَنْتُمْ اَشَدُّ خَلْقاً اَمِ السَّمَٓاءُۜ بَنٰيهَا۠
Meali:
Yaratılışça siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? Onu Allah bina etti.
28
رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوّٰيهَاۙ
Meali:
Tavanını yükseltti, onu bir düzene koydu.
29
وَاَغْطَشَ لَيْلَهَا وَاَخْرَجَ ضُحٰيهَاۖ
Meali:
Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.
30
وَالْاَرْضَ بَعْدَ ذٰلِكَ دَحٰيهَاۜ
Meali:
Bundan sonra da yeryüzünü döşedi.
31
اَخْرَجَ مِنْهَا مَٓاءَهَا وَمَرْعٰيهَاۖ
Meali:
Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.
32
وَالْجِبَالَ اَرْسٰيهَاۙ
Meali:
Dağlarını oturttu.
33
مَتَاعاً لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ
Meali:
Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için .
34
فَاِذَا جَٓاءَتِ الطَّٓامَّةُ الْكُبْرٰىۘ
Meali:
Fakat o her şeyi bastıran büyük felaket geldiği vakit,
35
يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ مَا سَعٰىۙ
Meali:
O, insanın neyin peşinde koştuğunu anladığı gün,
36
وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِمَنْ يَرٰى
Meali:
Gören kimseler için cehennem hortlatıldığı vakit,
37
فَاَمَّا مَنْ طَغٰىۙ
Meali:
Artık her kim azgınlık etmiş,
38
وَاٰثَرَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۙ
Meali:
Ve dünya hayatını tercih etmişse,
39
فَاِنَّ الْجَح۪يمَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ
Meali:
Kuşkusuz onun varacağı yer cehennemdir.
40
وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰىۙ
Meali:
Kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş, nefsini boş heveslerden menetmiş ise,
41
فَاِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ
Meali:
Kuşkusuz onun varacağı yer cennettir.
42
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَاۜ
Meali:
Sana o kıyameti soruyorlar, ne zaman kopacak diye.
43
ف۪يمَ اَنْتَ مِنْ ذِكْرٰيهَاۜ
Meali:
Sen nerde, onu anlatmak nerde?!
44
اِلٰى رَبِّكَ مُنْتَهٰيهَاۜ
Meali:
Onun son ilmi Rabbine aittir.
45
اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرُ مَنْ يَخْشٰيهَاۜ
Meali:
Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın.
46
كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا
Meali:
Onlar o kıyameti görecekleri gün sanki dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.
« Sure Listesine Dön