🏠︎    KUR'AN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ (ELMALILI M. HAMDİ YAZIR)

80 - Abese

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA

1
عَبَسَ وَتَوَلّٰىۙ
Meali: (Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.
2
اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىۜ
Meali: Kendisine âmâ geldi, diye.
3
وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ
Meali: Ne bilirsin, belki o temizlenecek?
4
اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ
Meali: Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.
5
اَمَّا مَنِ اسْتَغْنٰىۙ
Meali: Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,
6
فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ
Meali: Sen ona yöneliyorsun.
7
وَمَا عَلَيْكَ اَلَّا يَزَّكّٰىۜ
Meali: Onun temizlenmemesinden sana ne?
8
وَاَمَّا مَنْ جَٓاءَكَ يَسْعٰىۙ
Meali: Ama sana can atarak gelen,
9
وَهُوَ يَخْشٰىۙ
Meali: Allah'tan korkarak gelmişken,
10
فَاَنْتَ عَنْهُ تَلَهّٰىۚ
Meali: Sen onunla ilgilenmiyorsun.
11
كَلَّٓا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌۚ
Meali: Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.
12
فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۢ
Meali: Artık dileyen onu düşünür.
13
ف۪ي صُحُفٍ مُكَرَّمَةٍۙ
Meali: O, değerli sahifelerdedir.
14
مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍۙ
Meali: Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.
15
بِاَيْد۪ي سَفَرَةٍۙ
Meali: Yazıcıların ellerindedir,
16
كِرَامٍ بَرَرَةٍۜ
Meali: Değerli, iyi yazıcıların.
17
قُتِلَ الْاِنْسَانُ مَٓا اَكْفَرَهُۜ
Meali: O kahrolası insan, ne nankör şey.
18
مِنْ اَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُۜ
Meali: O yaratan onu hangi şeyden yarattı?
19
مِنْ نُطْفَةٍۜ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُۙ
Meali: Bir damla sudan, onu yarattı da biçime koydu.
20
ثُمَّ السَّب۪يلَ يَسَّرَهُۙ
Meali: Sonra ona yolunu kolaylaştırdı.
21
ثُمَّ اَمَاتَهُ فَاَقْبَرَهُۙ
Meali: Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu.
22
ثُمَّ اِذَا شَٓاءَ اَنْشَرَهُۜ
Meali: Sonra dilediği vakit onu tekrar diriltir.
23
كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَٓا اَمَرَهُۜ
Meali: Hayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi,
24
فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ اِلٰى طَعَامِه۪ۙ
Meali: Bir de o insan yiyeceğine baksın.
25
اَنَّا صَبَبْنَا الْمَٓاءَ صَباًّۙ
Meali: Biz o suyu bol bol döktük.
26
ثُمَّ شَقَقْنَا الْاَرْضَ شَقاًّۙ
Meali: Sonra toprağı nasıl da yardık.
27
فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا حَباًّۙ
Meali: Bu suretle orada ekinler bitirdik.
28
وَعِنَباً وَقَضْباًۙ
Meali: Üzümler, yoncalar,
29
وَزَيْتُوناً وَنَخْلاًۙ
Meali: Zeytinlikler, hurmalıklar,
30
وَحَدَٓائِقَ غُلْباًۙ
Meali: İri ve sık ağaçlı bahçeler,
31
وَفَاكِهَةً وَاَباًّۙ
Meali: Meyveler, çayırlar bitirdik.
32
مَتَاعاً لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ
Meali: Siz ve hayvanlarınız faydalansın diye.
33
فَاِذَا جَٓاءَتِ الصَّٓاخَّةُۘ
Meali: Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde,
34
يَوْمَ يَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ اَخ۪يهِۙ
Meali: O gün kişi kaçar, kardeşinden…
35
وَاُمِّه۪ وَاَب۪يهِۙ
Meali: Anasından , babasından..
36
وَصَاحِبَتِه۪ وَبَن۪يهِۜ
Meali: Eşinden ve oğullarından.
37
لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْن۪يهِۜ
Meali: Onlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır.
38
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌۙ
Meali: Yüzler var ki, o gün parıl parıl,
39
ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌۚ
Meali: Güler, sevinir.
40
وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌۙ
Meali: Yüzler de var ki, o gün tozlanmış,
41
تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌۜ
Meali: Onları karanlık bürümüş,
42
اُو۬لٰٓئِكَ هُـمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ
Meali: İşte onlardır kâfirler, haktan sapanlar.
« Sure Listesine Dön