🏠︎    KUR'AN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ (ELMALILI M. HAMDİ YAZIR)

83 - Mutaffifin

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA

1
وَيْلٌ لِلْمُطَفِّف۪ينَۙ
Meali: Eksik ölçüp tartanların vay haline!
2
اَلَّذ۪ينَ اِذَا ا‌كْتَالُوا عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَۘ
Meali: Onlar insanlardan kendilerine bir şey aldıkları zaman tam ölçerler.
3
وَاِذَا كَالُوهُمْ اَوْ وَزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَۜ
Meali: Kendileri başkalarına bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksik ölçer ve tartarlar.
4
اَلَا يَظُنُّ اُو۬لٰٓئِكَ اَنَّهُمْ مَبْعُوثُونَۙ
Meali: Onlar tekrar diriltileceklerini zannetmiyorlar mı?
5
لِيَوْمٍ عَظ۪يمٍۙ
Meali: Büyük bir gün için.
6
يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ
Meali: Öyle bir gün ki, insanlar o gün Rabblerinin huzurunda divan duracaklar.
7
كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْفُجَّارِ لَف۪ي سِجّ۪ينٍۜ
Meali: Hayır hayır, kötülerin yazısı muhakkak Siccin'dedir.
8
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا سِجّ۪ينٌۜ
Meali: Bildin mi sen, Siccin nedir?
9
كِتَابٌ مَرْقُومٌۜ
Meali: Yazılmış bir kitaptır o.
10
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ
Meali: Vay haline yalanlayanların o gün!
11
اَلَّذ۪ينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۜ
Meali: Onlar ceza gününü yalanlayanlardır.
12
وَمَا يُكَذِّبُ بِه۪ٓ اِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ
Meali: Onu ancak sınırı aşan ve günaha düşkün olanlar yalanlar.
13
اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَۜ
Meali: Ona âyetlerimiz okunduğu zaman, "eskilerin masalları” der.
14
كَلَّا بَلْ۔ رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
Meali: Hayır hayır, öyle değil. Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur.
15
كَلَّٓا اِنَّهُمْ عَنْ رَبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَمَحْجُوبُونَۜ
Meali: Hayır hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar.
16
ثُمَّ اِنَّهُمْ لَصَالُوا الْجَح۪يمِۜ
Meali: Sonra onlar muhakkak cehenneme girecekler.
17
ثُمَّ يُقَالُ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۜ
Meali: Sonra da onlara: "İşte bu, yalanlayıp durduğunuz şeydir" denilecek.
18
كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْاَبْرَارِ لَف۪ي عِلِّيّ۪ينَۜ
Meali: Hayır hayır, iyilerin yazısı muhakkak Illiyyîn'dedir.
19
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا عِلِّيُّونَۜ
Meali: Bildin mi sen, Illiyyîn nedir?
20
كِتَابٌ مَرْقُومٌۙ
Meali: Yazılmış bir kitaptır o.
21
يَشْهَدُهُ الْمُقَرَّبُونَۜ
Meali: Allah'a yaklaştırılmış melekler ona tanık olurlar.
22
اِنَّ الْاَبْرَارَ لَف۪ي نَع۪يمٍۙ
Meali: Haberiniz olsun ki, iyiler nimet içindedir.
23
عَلَى الْاَرَٓائِكِ يَنْظُرُونَۙ
Meali: Tahtlar üzerinde etrafa bakarlar.
24
تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ النَّع۪يمِۚ
Meali: Yüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün.
25
يُسْقَوْنَ مِنْ رَح۪يقٍ مَخْتُومٍۙ
Meali: Onlara damgalı saf bir içki sunulur.
26
خِتَامُهُ مِسْكٌۜ وَف۪ي ذٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ الْمُتَنَافِسُونَۜ
Meali: Onun sonu misktir. İşte ona imrensin artık imrenenler.
27
وَمِزَاجُهُ مِنْ تَسْن۪يمٍۙ
Meali: Karışımı Tesnim'dendir (En üstün cennet şarabındandır).
28
عَيْناً يَشْرَبُ بِهَا الْمُقَرَّبُونَۜ
Meali: Allah'a yakın olanların içecekleri bir kaynaktır o.
29
اِنَّ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُوا كَانُوا مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَضْحَكُونَۘ
Meali: Doğrusu o suç işleyenler inananlara gülüyorlardı.
30
وَاِذَا مَرُّوا بِهِمْ يَتَغَامَزُونَۘ
Meali: Onlara uğradıkları vakit birbirlerine göz kırpıyorlardı.
31
وَاِذَا انْقَلَـبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمُ انْقَلَبُوا فَكِه۪ينَۘ
Meali: Evlerine döndükleri zaman zevklenerek dönüyorlardı.
32
وَاِذَا رَاَوْهُمْ قَالُٓوا اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَضَٓالُّونَۙ
Meali: Müminleri gördükleri vakit; "işte bunlar sapıklar” diyorlardı.
33
وَمَٓا اُرْسِلُوا عَلَيْهِمْ حَافِظ۪ينَۜ
Meali: Oysa onlar müminler üzerine bekçi olarak önderilmemişlerdi.
34
فَالْيَوْمَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنَ الْكُفَّارِ يَضْحَكُونَۙ
Meali: İşte bugün de inananlar kâfirlere gülecek.
35
عَلَى الْاَرَٓائِكِۙ يَنْظُرُونَۜ
Meali: Koltuklar üzerinde etrafa bakacaklar.
36
هَلْ ثُوِّبَ الْكُفَّارُ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ
Meali: Nasıl, kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı?
« Sure Listesine Dön