🏠︎    KUR'AN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ (ELMALILI M. HAMDİ YAZIR)

90 - Beled

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA

1
لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ
Meali: Andolsun bu beldeye
2
وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ
Meali: Ki sen bu beldede oturmaktasın.
3
وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَۙ
Meali: Ve and olsun baba ve çocuğuna.
4
لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ي كَبَدٍۜ
Meali: Biz insanı gerçekten bir sıkıntı içinde yarattık.
5
اَيَحْسَبُ اَنْ لَنْ يَقْدِرَ عَلَيْهِ اَحَدٌۢ
Meali: İnsan, kendisine karşı kimse güç yetiremez mi sanıyor?
6
يَقُولُ اَهْلَكْتُ مَالاً لُبَداًۜ
Meali: Ben, yığın yığın mal yok ettim diyor.
7
اَيَحْسَبُ اَنْ لَمْ يَرَهُٓ اَحَدٌۜ
Meali: Kendisini bir gören olmadı mı sanıyor?
8
اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ
Meali: Biz ona iki göz vermedik mi?
9
وَلِسَاناً وَشَفَتَيْنِۙ
Meali: Bir dil ve iki dudak?
10
وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِۚ
Meali: Ona iki yolu gösterdik.
11
فَلَا اقْتَحَمَ الْعَقَبَةَۘ
Meali: Fakat o, o sarp yokuşa göğüs veremedi.
12
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْعَقَبَةُۜ
Meali: Bildin mi sen, o sarp yokuş nedir?
13
فَكُّ رَقَبَةٍۙ
Meali: Köle azat etmek,
14
اَوْ اِطْعَامٌ ف۪ي يَوْمٍ ذ۪ي مَسْغَبَةٍۙ
Meali: Veya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir,
15
يَت۪يماً ذَا مَقْرَبَةٍۙ
Meali: Yakınlığı olan bir yetime,
16
اَوْ مِسْك۪يناً ذَا مَتْرَبَةٍۜ
Meali: Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula.
17
ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِۜ
Meali: Sonra da iman edip de sabrı tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.
18
اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ
Meali: İşte bunlar, amel defterleri sağlarından verilenlerdir.
19
وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا هُمْ اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ
Meali: Ayetlerimizi tanımayanlar ise, onlardır işte amel defterleri sollarından verilenler.
20
عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ
Meali: Onların üzerlerine bir ateş bastırılıp kapıları kapanacaktır.
« Sure Listesine Dön