HİÇ ENDİŞE ETMEYİNİZ
Bay Sıtkı Özger, ilginç bir anısını şöyle dile getirir:
Kurtuluş Savaşının son ayları. Küçük bir Bulgar İlçesindeyiz. Dilimizi yüksek sesle konuşmaktan, derdimizi doya doya dökmekten yoksunuz, Hırsız. gibi buluşuyor, dilsiz gibi konuşuyoruz. Tek dert ortağımız gazeteler...
Her sabah gazeteye koşarken, içimde bir anda binbir ihtimalin ışıkları yanıp sönüyor.
Bir gün erken uyanmıştım. Çocuksu gönlümde yeni uçmaya alışan yavru bir kuşun kanat çırpışı var.
Gazeteme çekine çekine elimi uzatıyorum.Aman Tanrım en büyüksün!..İlk sahifede Mustafa Kemal Paşa'nın bir fotoğrafı ve bir telgraf bildirisi:
Madam Trikupis'e:
Hiç endişe etmeyiniz, eşiniz yanımdadır!.. Mustafa Kemal.
Yunan Başkomutanı esaretini açıklayan bu telgraf, yurdumun özgürlüğünü müjdeliyordu...
Evde, sevinçten doya doya ağlaştık...
Bu yaşları döken gözlerde, artık geleceğin ışıklı günleri dalgalanıyordu..."