BİZ İKİMİZ SUSALIM
.... Devrin iktisat Bakan Rahmi Beyden olayı
dinlemiştim; İngiliz'lerle bir görüşme
yapılacak. Buna da İngiltere'den yetkili
biri geliyor. Fakat İngiliz sefiri İngiltere ile yapılacak olan
bu anlaşmaya karşıymış. İngiliz sefirini davet
etmeden bu toplantı yapılamıyor. Davet
ederlerse olumsuz konuşmasıyla iş bozulacak, yetkililer
ne yapabiliriz diye çözüm düşünmekteler,
duraladıkları herşeyde Atatürk'e gidiyorlar.
Zaten Atatürk'ün bizden ayrlışı ve görüs yeteneğinin büyüklüğü
buydu...
İşte söz konusu olayda da şaşırıp kalmıslar ve Gazi
Paşa'ya durumu anlatmışlar, ne emrediyorsunuz, ne yapalım?...
Sorunu dinleyen Atatürk söyle der :
-Bu toplantıyı köskte
yapalım.
Görüşme yapılmak üzere taraflar köşkte toplanırlar.
Tabi Başkan Atatürk. Durum Bakan tarafından açıklandıktan sonra ingiliz
sefiri söz ister. Başkan Atatürk, sefire:
-Size
söz vermiyorum!
Sefir şaşkın ve biraz da içerlemiş durumda sorar:
-Niçin Ekselâns!.
Atatürk soruya şu cevabı verir :
-Siz benim şahsi dostumsunuz Kesinlike
benim tarafımı tutarak konuşmak istersiniz, o
zaman işin tarafsızlığı kaybolur. Biz ikimiz susalım,
onlar konuşsunlar...