ATATÜRK’E HAKARET EDEN KÖYLÜ VE ATATÜRK’ÜN HOŞGÖRÜSÜ
Tekel idaresi sigara kağıdı satışını yasak etmişti; kaçak tütün
içenlerden parası olanlar, bu kağıdı karaborsadan
sağlayabiliyor; fakat halkın ve özellikle köylülerin büyük kısmı
sigaralarını gazete kağıdı ile sarmak zorunda kalmışlardı.
Bir gün vatandaşın biri kasaba veya köy kahvesinde böyle
hazırladığı bir sigarayı içerken, fena kokusundan şikayet eder
ve bütün iyilik ve kötülükleri en başta bulunanlara yönelterek,
Atatürk aleyhinde ağzına geleni söyler. Kahvede bulunanlar bir
zabıt tutarlar. İş hükümete intikal eder. Cumhurbaşkanı’na karşı
işlenen suçlardan dolayı suçlu bulunmak onun müsaade ve onayına
bağlı olduğu için, ilgili bakan meseleyi kendisine arz eder ve
tetkik için müsaadelerini ister. Durumu Atatürk’e arz edip:
-Mahkemeye veriyoruz.
derler. Sebebini sorduğunda ise:
-Size küfür etmiş Paşam.
cevabını verirler. Atatürk bu durum karşısında biraz da müteessir
(üzgün) olup sorar:
-Ben ne yapmışım ki ona?
Evrakı tetkik edenler açıklarlar:
-Gazete kağıdı ile sardığı sigarayı yakarken
kağıt tutuşmuş da ondan.
Atatürk’e bunu söyleyen bir milletvekilidir. Atatürk vekile sorar:
-Siz hiç, gazete kağıdı
ile sarılmış sigara içtiniz mi?
Vekil cevap verir:
-Hayır efendim.
-Ben Trablusgarpdayken
içmiştim, bilirim. Pek berbat şey. Adam haklıdır, ben de olsam aynı şeyi
yapardım, takibe lüzum yoktur. Siz bunun için mahkemeye vereceğinize,
ona insan gibi sigara içmeyi sağlayınız.